|
KABE VE ETRAFI
KABE: Yüksekliği 13m. Olan Kabe,145 metrekarelik bir alan üzerinde kurulmuş taş bir binadır. Kabe’den bahsederken Mescid-i Haram’ı da tarif etmekte fayda vardır. Çünkü Mescid-i Haram (Haram-i Şerif), Kabe’yi çevreleyen kısımdır. Etrafı kubbeli ve ortası açıktır. Mescid-i Haram’ın içinde, Kabe, Hz.İbrahim’in (aleyhisselam) makamı, Zemzem kuyusu bulunmaktadır. Harem-i Şerif’in minareleri ve pek çok kapısı vardır. Kabe,Harem-i Şerif’in ortasındadır ve üzeri siyah örtülerle örtülüdür. Hacer-i Esved’in bulunduğu köşeyi esas aldığımızda ve Kabe’yi tavaf ettiğimiz şekilde Kabe’nin sol tarafımızda olduğunu göz önüne aldığımızda, Kabe’nin dört köşesinden birincisine; Rükn-i Hacer-i Esved denir. Ondan sonra gelen ikinci köşeye Rükn-i Iraki, üçüncüsüne Rükn-i Şami, dördüncüsüne Rükn-i Yemani denir. Kabenin kapısı Hacer-i Esved’e yakındır. Kapı, yer hizasından değildir, eşiği yüksekte bulunduğundan, içinde girmek için merdiven kullanılır. Kabe’nin iç yüzü mermerdir ve dışı gibi içi de örtü ile kaplıdır. Kabe’nin iç duvarında ayet-i kerimeler yazılıdır. Kabe’nin içi boştur.
MÜLTEZEM:
Hacer-i Esved’in olduğu köşe ile Kabe kapısı arasındaki kısma denir. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve selem), burada dua etmiş ve burada yapılan duanın kabul olacağını haber vermiştir. Mültezem’de dua edilir.
HİCR-İ İSMAİL ( HATİM ):
Kabe’nin kuzey tarafında ve yarım daire şeklindeki bir duvar ile çevrilmiş kısımdır. Peygamberimiz’in(sallallahu aleyhi ve selem) bildirdiğine göre daha önceki devirlerde Kabe, bu kısmı da içine alacak şekildeydi. Onun için bu kısım Kabe’nin içinden sayılır. Burada namaz kılan Kabe’nin içinde namaz kılmış sayılır. Hicr-i İsmail’in diğer bir adı da Hatim’dir.
MİZAB-I KABE ( ALTINOLUK ):
Kabe’nin üzerindeki yağmur sularının akması için yapılmış oluğun adıdır. Altından yapıldığı için Türkçe’de altınoluk diye isimlendirilmiştir. Kabe’nin, Hicr-i İsmail denilen yönünde bulunmaktadır.
SİTARE:
Kabe örtüsüne denir. Kabe’nin dört tarafını kuşatan bu örtü, siyah ibrişimden dokunur ve üzeri ayetlerle tezyin edilir.
MAKAM-I İBRAHİM:
Hz.İbrahim’in Beytullah’ı inşa esnasında iskele olarak kullandığı ve insanları hacca davet ederken üzerine çıktığı taşın adıdır. Üzerinde Hz.İbrahim’in ayak izleri bulunan taş, bir camekan içinde bulunmaktadır. Tavaftan sonra Makam-ı İbrahim’in arkasında iki rekat tavaf namazı kılmak vaciptir. Burada yer bulamayanlar ise Harem-i Şerif’in müsait bir yerinde tavaf namazlarını kılarlar.
HACER-İ ESVED:
Hacer-i Esved,kara taş demektir. Kabe’nin doğu yönündeki köşesinde bulunmaktadır. 18-19 cm.çapında, kızıl kahve renginde parlak bir taştır. Hacer-i Esved’in cennetten indirildiği ifade edilmektedir. Hacer-i Esved hakkında Resulullah Efendimiz ( sallallahu aleyhi ve selem ) şöyle buyurmuştur:
- Hacer-i Esved’i, bir melek cennetten inmiştir. ( Münavi, Feyzü’l kadir 3/410 )
- Hacer-i Esved, cennetten indirildiğinde beyazdı. İnsanoğlunun hataları onu kararttı. (Tirmizi, Hac 49 )
- Kıyamet günü Hacer-i Esved, kendisini hakkıyla istilam edenlerin lehine şahitlik edecektir. ( Tirmizi,hac 113 )
Hz.Peygamber ( sallallahu aleyhi ve selem ), her tavafta Hacer-i Esved’e dokunup öperdi. ( Buhari, hac 50 ) Bundan dolayı Hacer-i Esved’i öpmek sünnet olmuştur.
Hacer-i Esved’in, Kabe’nin bir köşesine Hz. İbrahim tarafından tavafa başlama yerini belirlemek amacıyla konulduğu belirtilmiştir. Bu mübarek taşın bulunduğu köşeden Kabe tavafa başlanır ve aynı noktada tamamlanır. Tavafın her şavtına başlarken ve bitirirken Hacer-i Esved’in üzerine iki el konulup öpülür ve sonra ellerin içi öpülür. Buna istilam denilir. Kalabalıktan yaklaşılmaz ise hizasına gelince durulur ve iki el kaldırılır ve ellerin iç kısmı Hacerü’l Esved’e yönelik olduğu halde eller, Hacer-i Esved’in üzerine konuyormuş gibi tutulur. Bu esnada tekbir ( Mismillahi Allahu Ekber ), tehlil ( La ilahe illallah ), hamdele ( Elhamdülillah ) ve salvele ( Peygamberimiz’e salavat ) söylenebilir.)
Tavafta izdiham olduğu zaman Hacer-i Esved’i öpmek veya dokunmak için başkalarına eziyet edilmemesi gerekir. Bu durumda uzaktan işaretle selamlamakla yetinmek daha uygundur. Çünkü Hacer-i Esved’e dokunmak sünnet, başkalarına zarar vermekten kaçınmak ise vaciptir. Nitekim Hz. Peygamber ( sallallahu aleyhi ve selem ), Veda Haccı’nın tavafında Hacer-i Esved’i elindeki değenekle işaret ederek istilam etmiştir.
TERİMLER VE TANIMLAR
AFAKÎ: Mekke’nin dışında ikamet edip hac veya umre için Mekke’ye girerken mikat bölgesi denilen yerleri ihramlı geçmesi gereken kimse demektir. Hac veya umre tamamlandıktan sonra bu kimseler de Mekke’de ihramsız olarak kalabilirler.
HAREM: Mekke ve civarını kapsayan, sınırları belirlenmiş olan bölgenin adıdır. Mekke’nin takriben on millik çevresini içine alır. Harem bölgesinin sınırları, Hz.Peygamber( s.a.v.)tarafından tesbit edilmiştir. Buraya harem isminin verilmesinin sebebi, hürmete layık bir yer olması ve bu bölgede zararlılar dışında canlıların öldürülmesinin, bitkilere zarar verilmesinin haram kılınmış olmasıdır.
CİNAYET: Hac veya umre için ihrama girmişken ceza gerektiren şeyleri yapmaya denir. Bunlar, yapılması gereken işlerden birini terk etmek, geciktirmek veya yasak olan davranışlardan birini yapmaktır.
HALK VE TAKSİR: ´´Halk´,saçların dipten tıraş edilmesi; taksir ise saçların kısaltılması demektir.Hac ve umre ibadetleri bitince ihramdan çıkmak için başın traş edilmesi veya saçların kısaltılması gerekir.Kadınlar,sadece saçlarını kısaltırlar.
HERVELE: Safa ve Merve tepeleri arasında gidip gelirken( sa’y yaparken ) düzlüğe inildiğinde,erkeklerin süratli ve canlı yürümeleridir.Kadınların hervele yapmaları gerekmez.Günümüzde ibadet edenlere kolaylık sağlamak maksadıyla hervele yapılacak kısımdaki sütünlar yeşile boyanmıştır.
İHRAM: Hac veya umre yapacak olan kimselere diğer zamanlarda helal olan bir kısım fiillerin,belirli bir süre için yasaklanması demektir.Hac ve umre bitince bu yasaklar da kalkar.Hac ve umre niyetiyle erkelerin sarındıkları dkişsiz beyaz iki parça örtüye de ihram denir.bu örtülerden biri peştamal gibi belden aşağısını örter ( buna izar denir.),ikincisi belden yukarısını örter( buna rida denir.)Hac ve umre tamamlanınca erkekler normal kıyafetlerine dönerler.
İHRAMDAN ÇIKMAK: Hac veya umre yapanların,ibadetlerini tamamladıktan sonra saçlarını tıraş etmeleri veya kısaltmalarıyla birlikte,daha önce ihrama girmekle yasaklanan şeyleri yapmalarının serbest hale gelmesidir.
İHRAM NAMAZI: İhrama girmeden önce iki rekat namaz kılmak sünnettir. Bu namazın ilk rekatında Fatiha ‘dan sonra Kafirun,ikinci rekatında ihlas Suresi okunur.
İSTİLAM: Hacer-i Esved’in üzerine elle dokunup öpmek demektir.
KEFFARET: İşleyen yasakların (bu yasaklara cinayet denir.)cezasıdır.Suçların çeşidine göre ya sadaka, ya oruç, ya da kurban kesmek şeklinde olur.
MENASİK: Hac ve umre ibadetiyle ilgili fiillerdir.
MİKAT: Diğer şehirlerden ve memleketlerden Mekke’ye hac veya umre yapmak için gelen kimselerin ihrama girme yerleridir.Bu yerlerde ihrama girmeye niyet edilir,ihram namazı kılınır ve bu yerlerden itibaren,hac veya umre yapacak kimseler için ihram yasakları başlamış olur.Erkekler ihram denilen iki parça örtüye buradan itibaren bürünmek zorundadırlar.
REMEL: Erkeklerin,tavafın ilk üç şavtında ( Kabe’yi ilk üç dönüş sırasında),sağ omuzları açık olarak,kısa adımlarla,koşar gibi süratli ve canlı bir şekilde yürümeleridir.Kadınlar remel yapmazlar.
SAFA VE MERVE: Mescid-i Haram’ın doğu kısmında yer alan iki tepeciktir.Sa’y,bu iki tepe arasında gidip gelmekle yapılır. Safa ile Merve arası,yaklaşık 350 metredir.
SA’Y: Safa ile Merve arasında yedi kere gidip gelmektir. Safa’dan Merva’ye dört gidiş,Merve’den Safa’ya üç dönüş olmak üzere yedi şavttan ibarettir.
ŞAVT: Kabe’nin etrafını tam olarak dönmektir.Hacer-i Esved’in bulunduğu köşeden başlayıp yine aynı köşeye gelmekle bir şavt tamamlanmış olur.Safa’dan Merve’ye bir defa gidişe de şavt denir.
TAVAF: Kabe’nin etrefını usulüne göre yedi defa dönmektir. Başka bir ifadeyle bir tavaf yedi şavttan meydana gelir.
TEHLİL: La ilahe illallah ( Allah’tan başka ilah yoktur) sözünü söylemektir.
TEKBİR: Allahu ekber ( Allah en büyüktür) demektir.
TELBİYE: İhramlı olarak Lebbeyk Allahümme lebbeyk,lebbeyke la şerike leke lebbeyk,İnne’l-hamde ve’n-nimete leke ve’l-mülk la şerike lek ( Buyur Allah’ım buyur.Buyur senin ortağın yoktur.buyur.Hamd ve nimet senindir,mülk de senindir. Bütün bunlarda Senin ortağın yoktur.) duasını söylemektir.
|
|








|